2012-2013 Dönemi Eğitim Bursuna Katkı Sağlayan Aydınlık Yüzlerimiz AYDIN ERARSLAN
ÇETİN ÖNAL
DÜNDAR ERARSLAN
HAYATİ ERDÖNMEZ
KAZIM ERARSLAN
METİN ÖNAL X 5
MUSTAFA KAYA X 3
NUSRET DEMİRCAN X 2
YENER ÖNAL X 3

Üye İsmi

Parola


Latife Erarslan - Di GelKadınlar GünüDrum Kitchen Kaleden Kaleye Şahin Uçurdum
Sessiz Sitemsiz, Akıp Giden Günlerimiz
Köşe Yazıları | Haluk Öçal
Sessiz Sitemsiz, Akıp Giden Günlerimiz
Haluk Öçal

İstanbul’un orta halli bir semtinde evleri vardı. Eşiyle birlikte yazın köyde, kışın ise İstanbul’da yaşıyorlardı.

Özel sektörden emekli olmuştu. Karısının sigorta primlerini de dışarıdan ödeyerek İsteğe Bağlı Sigorta'dan emekli olmasını sağlamıştı.

Rahattı yani. Çocuklarını da evermişti.

Hem oturdukları semtin etrafına habire rezidans konutlar yapılıyordu. Dolayısıyla kendi konutları da değer kazanıyordu. Daha ne olsundu ! 

Bunun verdiği özgüvenle uyandı yatağından.

Sabah ajanslarında bir süre cinnet haberlerini dinledi. Gerildi. Hemen kanal değiştirdi ve Sabah Şekerleri’ni izledi.

Bu arada eşi sabah çayını demlemişti.

Kahvaltı sofrası zengindi. Köyden getirdikleri kuşburnu pekmezi, pağaç, keş ve turşu kavurması sabah kahvaltılarında olmazsa olmazlardandı.

Kahvaltıdan sonra dışarı çıktı.

Bu semtin eskilerindendi.

 

Ana cadde üzerinde, kendi yaşıtlarıyla birlikte ayakta sohbet ettikleri her zamanki yere gitti. Kimse gelmemişti henüz.

Bir süre, başında kasketi elinde tespihiyle birlikte, ellerini arkadan kavuşturarak etrafı süzdü.

Neden sonra, canı sıkıldı...“Şurdan geçen biri adres sorsa da, yer tarif etsem” diye düşündü.

Sonra, bu düşündüğü şeyin ne kadar anlamsız olduğunu fark etmiş olmalı ki “cık cık” çekerek kendine kızdı.

Daha sonra yanına gelen dostuyla birlikte, karşı kaldırımda hafriyatı alınan yeni inşaatın yapımını izlediler. Kendi köylüsü olan mütahit buraya iş hanı yapıyordu.

Laf lafı açtı… Mıcırdı, çimentoydu, kaba inşaattı, usta parasıydı, amele ücretiydi, ince işçiliğiydi derken zamanın nasıl geçtiğini anlayamadılar.

"Bir inşaat hafriyatı hakkında 3 saat yorum yapabilmenin" verdiği yorgunlukla saatine baktı bizimki. Tv’de izdivaç programı başlayacaktı birazdan. Ondan sonra da Flash Tv’de ki reality şov’u izleyecekti. Dünkü programda küfürler havada uçuşmuş, cinnet geçiren adam ana avrat dümdüz gitmişti canlı yayında.

Hafriyatı alan dozeri, lanet bir enerjiyle izlemeye devam eden dostuyla vedalaşıp, ayrıldı oradan.

Eve dönerken cep telefonu çaldı. Köydeki ahbabı arıyordu. Telefonun kırmızı düğmesine basarak “Red” yanıtı verdi.

Kendisi arayacaktı.

Öyle ya…

Bağlı olduğu gsm şebekesinden kazandığı bedava kontörleri, başka nasıl harcayacaktı ki?

Yazarın Diğer Yazıları
Sessiz Sitemsiz, Akıp Giden Günlerimiz
İstanbul’un orta halli bir semtinde evleri vardı. Eşiyle birlikte yazın köyde, kışın ise İstanbul’da yaşıyorlardı.