2012-2013 Dönemi Eğitim Bursuna Katkı Sağlayan Aydınlık Yüzlerimiz AYDIN ERARSLAN
ÇETİN ÖNAL
DÜNDAR ERARSLAN
HAYATİ ERDÖNMEZ
KAZIM ERARSLAN
METİN ÖNAL X 5
MUSTAFA KAYA X 3
NUSRET DEMİRCAN X 2
YENER ÖNAL X 3

Üye İsmi

Parola


Latife Erarslan - Di GelKadınlar GünüDrum Kitchen Kaleden Kaleye Şahin Uçurdum
Mahalleler-Güzleler
Yeşilce Kitabı

MAHALLELER-GÜZLELER
Yeşilce; Merkez Mahalle ve Yeşilyurt Mahallesi olmak üzere iki mahalleden oluşur. Bu iki mahalle belediye kuruluncaya kadar tek muhtarlıktı. Belediye kurulduktan sonra iki mahalle muhtarlığı haline geldi.
Yeşilce’nin Çukuralan, Kıyıyurt ve Kızılağaç olmak üzere üç yaylası; Isırganlık, Gökçukur, Kaldıracaktaş, Bağlama, Hüdaverdi, Arpayeri, Çataloluk, Kekiklik, Ayıkurtağzı, Eğrice-su, Bakacak ve Karabulu olmak üzere 12 güzlesi vardır.
Çukuralan Yaylası’na Ünal, Önal, Koç, Erdem, Arıcan, Başar, Benli, Erarslan, Erartsın, Çelik, Eriçok, Bakacak, Bozkurt, Şentürk, Kaya, Akyürek, Özkan, Yıldırım, Erdönmez soyadını taşıyan aileler; Kıyıyurt’a Yeşilyurtlular ile Demircan soyadını taşıyan aileler; Kızılağaç Yaylası’na da Yılmaz, Salter, Şenol, Aksoy, Güven, Aydın, Öcal, Beceren, Doğan Kurugül, Karaduman ve Tacalan soyadını taşıyan aileler göçerdi.
Güzleler hayvancılık için önemli yerleşim birimleriydi. Hayvancılık azaldığından güzleler eski önemini bir ölçüde yitirdi, ancak doğal güzelliği bakımından değerini korumaktadırlar.
Kızılağaç Yaylası’nı Topçamlılarla, Yeşilceliler ortak kullanmaktadırlar. Kıran, iki oba arasında bir sırttır. Bu sırt dostluk sırtı, sohbet sırtı olarak bilinir. Kıran bu özelliğini günümüzde de korumaktadır. Kızılağaç’ta en önemli olay “it dalaşı”dır. Yayla olur da dalaş olmaz mı? İti dalaşkan olan övünür, böbürlenir.
Kızılağaç’taki “EĞREK ORMANI” övgüye değer bir ormandır. Yeşilceliler, Topçamlılar, Beyağaçlılar kızak ayaklarını burada yetişen köknarlardan yaparlar, yayla yakacaklarının çoğunu buradan temin ederler. Üç köy sanki burayı bitirmek için uğraşırlar. Yine de bu orman bitmez, her yıl kendini yeniler.
Mayıs ayının ilk haftasında göçülür güzlelere. 20-25 gün sonra da yaylalara göçülür. Yayla göçünde bir bayram sevinci yaşanır, çocuklar “alaca seçek çubuklarını” hazırlar, arabalara sarar, ne kadar “çan-kelek” varsa hayvanlara takılır; kağnı arabalarının mazıları yağlanır, gıcırdasın diye kömür sürülür. Aynı günde herkes yaylaya gitmek zorundadır. Yayla yolları insanlarla, hayvanlarla dolar. Haziran ayı Yeşilceliler’in çoğunun yaylada olduğu aydır. Köyler ıssızlaşmıştır. İnsanlar ve hayvanlar yaylada başıboşluğun, özgürlüğün tadını çıkarırlar.
Ağustos’un 15’inden sonra güzlelere dönüş başlardı. Güzlelerde, kar yağıncaya kadar kalınır. Güzleler genç kızların, bıyığı yeni terleyen delikanlıların özlem duydukları yerler.
Sevgi tohumları burada atılır, maniler, türküler buralarda söylenir, sabahlara kadar oyunlar burada oynanır, aşklar buralarda yaşanırdı. GÖĞÇUKUR KIZLARININ ÇITIK ANŞASI’NDAN, ŞEKER’DEN, FEHİME’DEN, GÜRCÜ’DEN VE NARENDE’DEN çektiklerini bir Allah bilir…
Güzleler ormanlık içindeki alanlarda ya da orman kenarlarında kurulmuş güzlük ve yazlık hayvan barınakları idi. Hayvancılık için gerekli yaylacıklardı. Gökçukur, Kaldıracaktaş, Hüdaverdi, Karabulu hala hayatiyetini korumaktadır.
İlk kar düşünce köye dönüş başlar. Altı ay sürecek kış gelmiştir artık. Kış demek kar demek; purç demek, odun demek, kısacası sıkıntılı bir hayat demektir.
İlkbahar, sıcak yaz, yine ılık güz yaylalarda, Güzlelerde geçmiştir. Karakış kolayına da bitmez, altı ay sürer. Kışın korkutuculuğu eskiye dayalıdır, günümüz Yeşilce’sinde odun sorun değildir. Purç olayı yoktur. Kış da artık aranan mevsimi olmuştur.
Her mahallenin bir güzlesi vardı, yine her güzle bir pönnekti. Benli ve Arıcanlar, Hüdaverdi’de; İnceoğulları da Kaldıracaktaş’ta, Kayalar, Koçlar, Ünallar, Erarslanlar, Özkanlar Gökçukur’da; Yılmazlar Bağlama’da, Ağalık Arpayeri’nde, Ünverler Çataloluk’ta, Yeşilyurtlular Isırganlık’ta, Salterler-Doğanlar-Aksoylar Ayıkurtağzı’nda, İmamgiller, Erdönmezler Kekiklik’te, Demircanlar ve bir grup Yeşilyurtlu da Karabulu’da kalırlardı.
Arpayeri Ağalığın güzlesi idi. Ağalığın güzle evi üç katlı olarak yapılmıştı. Alt katta sığırlar, orta katta koyunlar, üst katta insanlar kalırlardı. Ağalık tek başına bir pönnekti. 300-500 civarında koyunları vardı. Yine Arpayeri’nde Salih Paşa’da tek başına bir pönnekti.
Bağlama evleri genellikle çitten örtülmüştü. Bir yanda hayvanlar, diğer yanda da insanlar yaşardı.
Karabulu güzlesi “Gödeşgilin”dir. İlk Belediye Başkanı merhum Şükrü Demircan buraya elektrik almak için çok uğraştı. Önümüzdeki yıllarda Karabulu’nun aydınlatılması söz konusudur.

 Kapak
 İlkelerimiz
 Sunuş
 Yeşilceli Olmak
 Yeşilce'nin Konumu
 Mahalleler-Güzleler
 Çağman
 Yeşilce'nin Tarihi (Yeşilce Adı Nereden Geliyor)