Üye İsmi : Parola :

Üye Ol | Parolamı Unuttum
HEY GİDİ GÜNLER HEEEY !
Forum  >  Tükan Önü  >  Demli Çay Evi
YORUM EKLE
Adnan Ertekin
29 Ağu 2014 23:03



Üyeye Özel Mesaj At
Üye'nin Kişisel Sayfasına Git
Günümüz çocuklarıyla kıyaslandığında, çocukluk yıllarımız,
çok şanslı olduğumuz gerçeği, hemen kendini gösteriyor.

Çocukluğumuz da her yer beton yığınına dönüşmemiş,
yüksek yüksek binalar yapılmamış, yollar arabalarla, yayalarla dolmamıştı.

Mahalleler de aşağı yukarı herkes birbirini tanır, varsa acıları, sevinçleri paylaşılırdı.
Tv ler, bilgisayarlar insanların yaşamlarına şimdiki gibi yön vermezdi,
bu yüzden de misafirlikler revaçtaydı.

Top, çelik çomak, saklambaç, yakar top, istop, 9 taş , misket oynayacağımız zaman,
boş arsa bulmakta zorlanmaz, rahatlıkla buralarda oyunlarımızı oynar,
mahallemizde bulunan meyve ağaçlarından faydalanırdık.

***

Ellerimiz, ayaklarımız, dizlerimiz, dirseklerimiz,
devamlı toprakla temas halindeydi, sık sık düşer,yaralanırdık.

Toprağa düştüğümüzde bir yerlerimiz yere sürtülür, kanar, daha sonra kabuk bağlar,
birkaç gün sonra da kabuk düşerek yara iyi olurdu ve bu durum, devamlı böyle sürüp giderdi.

Büyük şehirlerde yaşayan şimdiki çocuklar, neredeyse toprağı tanımıyorlar.
Toprağı ancak, varsa köyleri, ya da yazlıkları, oralarda görebiliyorlar.

Bizim vücudumuzdan eksik olmayan yaralar, bereler,
İstisnalar hariç, şimdiki çocukların vücutlarında hiç bulunmamakta.
Çünkü ; neredeyse şimdiki çocuklar, sokakta oynamasını bilmiyorlar,
tüm zamanlarını bilgisayar başında, internet de geçiriyorlar.
( okuldan, dershanelerden fırsat bulabildiklerse tabi ki )

Sorarım şimdi sizlere dostlar:
Acaba, çocukluklarını sokaklarda, arsalarda geçiren bizler mi daha şanslıydık,
yoksa bilgisayar başından ayrılmayan, zamane çocukları mı ?

***

Misket, aaah o misketler yok mu ?
Cicili bicili, rengarenk misketler, en sevdiğimiz oyuncaklarımızdandı.

Kafa karış, mors, tumba, daire, adlı oyunlarla,
arkadaşlarımızla kıran kırana geçen oyunlar oynar,
neticesinde ya yutar, yada yutulurduk.
Yuttuğumuz da çok sevinir, misket sayımızı artırır, yutulduğumuz da ise üzülürdük.

Yutmak : Oynadığı oyunda rakiplerini yenerek kazanmak,
Yutulmak : Rakiplerine yenilmek, kaybetmek.

***

Misket oyunlarından en sevdiğim oyun ZEHİR di.
Bu oyunu Yeşilce’ de öğrenmiştim ve İstanbul’ da pek bilinmezdi.
Köyümüzde bu oyunu, en güzel oynayan yanılmıyorsam eğer, Türker Arıcan’ dı.

Yere bir çukur açılarak oynanan bu oyunun kurallarını şu anda hatırlayamıyorum ama,
çok zevkliydi.

Hey gidi günler heeey !

Sağlıcakla kalmanız dileklerimle,

Adnan Ertekin.

Toplam 0 yorum 1 sayfada listeleniyor